|
Tablo bu! Bu tablonun adi nedir?
Bugün olanlara kriz yada durgunluk dersek, o gün olanlar krizin de krizidir. Üstelik sürekli hale gelmis, neredeyse 25 yil süren bir kriz.
Bu süre içinde kooperatif kesimi neler yapti? Milyonlarca konut.
Konut deyip geçersek haksizlik yapariz, zira sadece konut yapilmadi, yeni kentler kuruldu; okullariyla, sinemalariyla, tiyatrolariyla, alisveris merkezleriyle, saglik üniteleriyle, spor tesisleriyle.
Kime? Dar gelirli yurttaslarimiza; isçiye, memura, emekliye... Yani bugün ev sahibi olamayan kesime.
Kredi kullanildi mi? Milyarlarca dolar. Aylik TL faizi yüzde 10 ve ertesi günü kurun ne olacagini bilmeden, milyarlarca dolar kredi.
Ülkemizin bile, kaynak bulmakta zorlandigi dönemlerde, kooperatif kesimimiz, yurtdisi fonlardan milyarlarca dolar kredi getirmeyi basarabiliyordu.
Alinan hangi kredi batti? Hiçbirisi.
Özel sektörün bugün yasamaya basladigi sikintilari gördükçe, o günkü kosullarda kooperatifçiligin ne büyük isler basardigini daha iyi anliyorum.
Özel kesimin bu alanda deneyimi neredeyse yok, birçok firma büyük projelere risk alarak ilk kez giriyorlar. Oysa geçtigimiz dönemlerde, insaat sektörü sürekli krizdeydi. Ama o günlerde büyük firmalar, küçük isler yapiyordu.
Bugün yasanmaya baslanan sikinti birazda bundan.
Sektörün içindeki deneyimli kesimlerin bu duruma alisik olmasi gerekir. Çünkü onlar iyi bilirler ki insaat sektörü üst üste bes yil bile iyi gitmez ve en kolay krize giren sektör konut sektörüdür.
Bugün olacaklari 1.5 yil önce zaten söylemistik. O nedenle hesabini iyi yapanin yoluna devam edecegi günleri yasiyoruz.
Son söz de konut alicilari için:
En iyi konut alinacak dönem, iste tam da böylesi dönemlerdir.
|